Ben bıyıkları süpürge etmişim meyhanede:
Hayırmış, şermiş bırakmışım ikisini de.
İki dünyayı karpuz gibi önüme koysalar
Ne birine metelik veririm, ne ötekine.
Hayyam

3 Nisan 2010 Cumartesi

Ağlamayı unuttuğum günleri unutsam mutlu olabilrmiyim yerçekimi gözlerimden bişeleri sömürürken?

eR

2 Nisan 2010 Cuma

Ne kadar zaman daha dua edeceğim ben altından geçerken üst geçitte zıplayan çocuklar köprüyü başıma yıkıp katilim olsunlar diye?

eR   

28 Mart 2010 Pazar

bazen insan şanslıdır

TAVLANIN TARİHİ

Ve tavla ile hayat aynı felsefede el ele tutuşuyor; “Doğru zamanda doğru hamle başarıya götürür.”

Tavlanın mazisine bakış

Eski zamanlarda Hint imparatoru, satranç oyununu Pers imparatoruna, yanında bir mektupla birlikte hediye olarak gönderir. Mektubunda oyunla ilgili hiçbir açıklama yapılmazken şöyle bir mesaj yazılıdır;

“Pers imparatoru’na ;
kim daha çok düşünüyor,
kim daha iyi biliyor,
kim daha ileriyi görüyor ise o kazanır.
İşte hayat budur…”

Pers imparatoru dönemin en alim veziri olan Büzür Merih ile bu mesajı paylaşarak, oyunu çözmesi ve kendisinin de karşılık olarak Hint imparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini ister. Vezir, haftalar boyunca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her taşın hareketlerini ve oyunun stratejisini çözer daha sonrada 10 günde tavlayı icat eder ve imparatora sunar. Hint imparatoruna tavla oyunuyla birlikte şu mesaj gönderilir.

“ Hint imparatoru’na;
Evet kim daha çok düşünüyor,
Kim daha iyi biliyor,
Kim daha ileriyi görüyor ise
O kazanır.
Ama birazda şanstır.
İşte hayat budur…”

Böylelikle Pers imparatorluğu’yla Hint imparatorluğu’nun soğuk savaşı döneminde tavla ortaya çıkar. ...  devamı 




bazen insan dünyadaki tüm şarkıları dinlemek ister